LOZAN ANTLAŞMASINDAN SONRAKİ DÖNEMDE TÜRK DIŞ POLİTİKASININ TEMEL İLKELERİ

azie7s

1. Lozan’dan kalan sorunları çözmek.
2. Bağımsızlığımıza saygı duyan devletlerle her alanda ilişkileri geliştirmek.
3. Milli sınırlarımızın güvenliğinin arttırılmasını sağlamak.
4. Uluslar arası sorunların çözümünde barışçı bir politika izlemek.
5. İç işlerimize karışılmasını engellemek.
6. Uluslar arası barışı destekleyen kuruluşları desteklemek ve bunlara katılmak.

– Bu dönemde Lozan’dan kalan sorunlar çözümlenmeye çalışılmıştır. Ulusal egemenliğimizi zedeleyen ve iç işlerimize karışmaya zemin hazırlayan konularla ilgilenilmiştir.

1. Nüfus Mübadelesi:

– Lozan Ant.’da İstanbul’daki Rumlar ile Batı Trakya’daki Türklerin dışında, Yunanistan’da ve Türkiye’de yaşayan Rum Ve Türk nüfusun karşılıklı olarak değiştirilmesi kararlaştırılmıştı.
– Yunanistan uygulamada sürekli sorun çıkardı. İstanbul’da daha fazla Rum nüfusun kalmasını sağlamaya çalıştı.
– Sonunda anlaşmaya varıldı. Buralardaki vatandaşların o ülkenin yerlisi sayılmasına karar verildi.

2. Yabancı Okullar Sorunu:

– Lozan Ant’da bu okullardaki eğitim ve müfredat konusunda tek yetkili kurumun TBMM olduğu belirtilmiş ve bu kabul edilmiştir.
– 1925’de TBMM bu okullarda Türkçe, tarih ve coğrafya derslerinin Türk öğretmenler tarafından okutulmasını, okullarda topluca dini törenlerin yapılmamasını, dini sembol ve ikonların kaldırılmasını ve kitaplarda Türkiye aleyhine ifadelerin yer almamasını istemiş, bunlara uymayan okulların da kapatılacağını belirtmiştir.
– Bu karara Fransa ve Papalık tepki gösterdi.
– TBMM bu kurala uymayan okulları kapattı.
• Bu durum iç ve dış politikada güçlü olunduğunun bir göstergesidir.

3. Irak Sınırı – Musul Sorunu

– Musul Misak-ı milli sınırları içerisinde olmasına rağmen İngilizler burayı kendi çıkarları doğrultusunda vermediler.
– 1925’deki Şeyh Sait isyanını da Avrupa kamuoyunu Türkiye aleyhine kışkırtmak amacıyla kullandılar.
– İngiltere konuyu Lahey Ad elet Divanı’na götürdü. Burada İngiltere haklı görüldü.
– Bu gelişmeler karşısında Ankara Antlaşması ( 5 Haziran 1926 ) imzalanarak sorun çözülmüştür.
– Musul İngiltere yönetimindeki Irak’a kalmıştır.
– 500 bin İngiliz Sterlini karşılığında burası verildi.
• Misak-ı Milli sınırları içindeki Musul’dan böylece vazgeçilmiştir.

1. Milletler Cemiyeti’ne Giriş – 18 Temmuz 1932

– “Yurtta Sulh Cihanda Sulh” ilkesi doğrultusunda 1923 – 1930 yılları arasında tam 24 devletle dostluk anlaşması imzalanmıştır.
• Bu durum uluslar arası saygınlığı arttırmıştır.
– Türkiye’nin uzlaşmacı ve barışçı politikaları sonucu, Türkiye cemiyete davet edilmiştir. 18 Temmuz 1932’de buraya üye olmuştur.

2. Balkan Antantı – 9 Şubat 1934

– İtalya Ve Almanya’nın aşırı milliyetçi ve yayılmacı politikalar izlemeleri Balkanları ve Orta Doğuyu tehdit etmekteydi.
– Bu durumun etkisiyle Türkiye önderliğinde, Yunanistan, Yugoslavya ve Romanya’nın katılımıyla Balkan Antantı imzalandı.
• Bu anlaşma ile batı sınırı güvence altına alındı.
• II. Dünya Savaşı’nın başlamasıyla bu antant dağıldı.

3. Montrö Boğazlar Sözleşmesi – 22 Temmuz 1936

– Lozan Ant.’nın Boğazlar ile ilgili maddesinde; “ Boğazlar Komisyonu’nun devam etmesi, Boğazların her iki yakası ile Marmara Denizi’ndeki adaların silahtan arındırılması, ayrıca boğazların çevresindeki 20 km.lik alanında askerden arındırılması” kararlaştırılmıştı.
• Bu hem yeni Türk devletinin egemenlik haklarını sınırlamakta, hem de Marmara ve çevresinin güvenliğini tehlikeye düşürmekteydi.
– 1930’lu yıllarda Almanya ve İtalya’nın saldırgan politikaları nedeniyle boğazların güvenliği yeniden önem kazandı.
– Türkiye Lozan’ı imzalayan devletlere nota göndererek konuyla ilgili konferans toplanmasını istedi.
– Konferansa Türkiye, İngiltere, Fransa, Sovyetler Birliği, Japonya, Yunanistan, Bulgaristan, Yugoslavya ve Romanya katılmıştır.

Maddeleri:

1. Boğazlar Komisyonu’nun kaldırıldı. Tüm yetkileri Türk devletine devredilecek.
2. Boğazlar ve çevresinde asker ve silah bulundurulabilecek.
3. Ticaret gemilerinin boğazlardan geçişi serbest olacak.
4. Savaş gemilerinin geçişi sınırlandırılacak.
5. Savaş tehlikesi durumunda Türkiye boğazları kapatabilecek.

Önemi:

1. Önemli bir dış politika başarısıdır.
2. Lozan’dan doğan egemenliği sınırlandırıcı hükümler kaldırılmış, böylece Türkiye Boğazlara tam anlamıyla egemen olmuştur.
3. Türkiye’nin uluslar arası alanda saygınlığı artmıştır.
• 1833 Hünkar İskelesi Ant. ile başlayan Boğalar Sorunu bitmiştir.

4. Sadabat Paktı – 8 Temmuz 1937

– Almanya ve İtalya’nın yayılmacı politikaları orta doğuyu da tehdit etmekteydi.
– İtalya’nın Habeşistan’ı işgal etmesi Balkan Antantına benzer bir yapılanmayı gerekli kılmıştı.
– 8 Temmuz 1937’de Türkiye, İran, Irak ve Afganistan arasında imzalandı.
– Bu pakta üye olan ülkeler, karşılıklı olarak sınırlara saygılı olmaya, Milletler Cemiyeti’nin alacağı kararlara uymaya, dostluk ve işbirliği geliştirmeye söz verdiler.
• Doğu sınırı güvence altına alındı.
• II. Dünya Savaşı’nın başlamasıyla bu pakt yürürlükten kalktı.

5. Hatay’ın Türkiye’ye Katılması – 23 Temmuz 1939

– Ankara Ant. ile Hatay Fransızlara bırakılmıştı.
– Hatay’da ayrı bir meclis kurulmuş ve Hatay sınırlarımız dışında kalarak Misak-ı Milliden önemli bir taviz verilmişti.
– 1936’da Fransa Suriye’ye bağımsızlık verince, Hatay Suriye yönetimine girmek zorunda kalmıştı.
– Fakat Atatürk’ün girişimleriyle Milletler Cemiyeti ve Fransa’nın onayı alınarak Bağımsız Hatay Cumhuriyeti kurulmuştu. ( 2 Eylül 1938 )
– 1939’da Hatay Cumhuriyet Meclisi aldığı bir kararla Türkiye’ye bağlandı.
• Hatay Sorunu Atatürk’ün sağlığında çözüme kavuşturduğu son siyasî olaydır